REFLÜ
reflünün belirtileri nelerdir?
bütün reflü hastalarında mide şikayetlerinin      bulunmamasının nedeni nedir?
reflü olup olmadığı nasıl anlaşılır?
reflüyü araştırmak için hangi incelemer yapılır?
reflü nasıl tedavi edilir?
reflü tedavisi ne kadar sürer?
reflünün olabileceği sorunlar nelerdir?
reflü ile ses problemleriniz için öneriler?

REFLÜ NEDİR?

"Reflü" Latince'de geri kaçış anlamına gelir. Normalde, gıdaların yemek borusundan mideye geçmesinden sonra, yemek borusuna geri gelmemeleri gerekir. Mideden yemek borusuna doğru olan kaçak, sadece yemek borusunun alt kısmında olduğunda buna "gastro-özofageal reflü",gırtlak seviyesine kadar olduğunda "larengo-farengeal reflü" adı verilir.

Gırtlağın hemen arkasında yutak yer alır. Yutak ile yemek borusunun üst kısmı arasında bir kapak (üst yemek borusu kapağı); yemek borusunun alt kısmı ile midenin girişi arasında ikinci bir kapak (alt yemek borusu kapağı); bulunmaktadır.

Bu kapakların görevinin bozulması halinde, mide içindeki salgılar ve erimiş haldeki gıdalar yemek borusuna geri kaçabilir. Geri kaçan, mide içeriği (salgılar, mide asidi ve gıdaların hazmedilmesini sağlayan pepsin maddesi) mideden yukarı doğru, yemek borusuna ve boğaza (yutak ve gırtlağa) yükselir ve bu bölgelerde tahrişe neden olur.

REFLÜNÜN BELİRTİLERİ NELERDİR ?
1. Reflü bulunan hastalarda mideyle ilgili hiçbir belirti olmayabilir veya aşağıdaki belirtilerden biri veya birkaçı birlikte bulunabilir:
    · Midede yanma
    · Göğüs kafesi arkasında yanma
    · Mide suyunun yemek borusuna doğru yükseldiğinin hissedilmesi


2. Belirtiler sadece boğaz (yutak) ve gırtak (ses kutusu) ile ilgili olabilir. Aşağıdaki belirti ve bulgulardan biri veya birkaçı birlikte bulunabilir:
    · Boğazda takılma ve yabancı bir madde varmış hissi
    · Yutkunma güçlüğü
    · Sık boğaz ağrısı
    · Aralıklı veya sürekli ses kısıklığı ve diğer ses problemleri
    · Boğazda yabancı bir madde veya şişlik varmış hissine bağlı       sık sık boğaz temizleme alışkanlığı
    · Nedeni bulunamayan müzmin öksürük
<<başa dön

REFLÜ OLAN BÜTÜN HASTALARDA MİDE İLE İLGİLİ ŞİKAYETLERİN BULUNMAMASININ NEDENİ NEDİR?

Reflü olan hastaların bir kısmında asidin yemek borusunda neden olduğu tahriş nedeniyle midede veya göğüs kafesi arkasında yanmalar görülebilir. Ancak, larengo-farengeal reflüsü olan hastaların çoğunda bu şikayetler yoktur. Bunun nedeni, tahrişe neden olan asidin yemek borusunda çok uzun süre kalmamasıdır. Ancak asit, daha hassas olan gırtlak ve boğaza yükseldiğinde bu bölgeler kolayca tahriş olmakta, bunun sonucunda da mide ve yemek borusu ile ilgili şikayetler olmadan ses ve boğazla ilgili şikayetler ortaya çıkmaktadır.
<<başa dön

REFLÜ OLUP OLMADIĞI NASIL ANLAŞILIR ?

Reflünün gırtlak ve boğaz ile ilgili belirtilerinden biri olduğunda ve özellikle sigara içiyorsanız bir Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları uzmanına muayene olmanız gerekir. Muayenede doktorunuz gırtlağı ve ses tellerini inceleyerek asidin neden olduğu tahrişi arayacaktır. Muayene sonucunda doktorunuz reflüyü araştırmak üzere bazı incelemelerin yapılmasını isteyebilir.
<<başa dön

REFLÜYÜ ARAŞTIRMAK İÇİN HANGİ İNCELEMELER YAPILIR ?

Reflü araştırmasında kullanılan testlerin amacı teşhisi kesinleştirmek, reflü komplikasyonlarının olup olmadığını incelemek ve en iyi tedavi seçeneğini belirlemektir. Reflü teşhisinde en sık kullanılan incelemeler, yemek borusunda 24 saatlik asit (pH) tayini, yemek borusunun ilaçlı röntgen filmi ve yemek borusu-mide-oniki parmak bağırsağı endoskopisidir.

   · Yemek borusunda 24 saatlik asit (pH) tayini, burundan geçirilen ve taşınabilir bir bilgisayara bağlı olan ince bir tüple yemek borusunda 24 saat süreyle asit miktarının kaydedilmesidir. Bu inceleme reflünün kesin teşhisini sağlar ve reflünün günün hangi saatlerinde ve hangi durumlarda ortaya çıktığını belirler. Bu inceleme ile reflü tespit edildiği taktirde aşağıdaki iki incelemenin de yapılması gerekecektir.

   · Yemek borusunun ilaçlı röntgen filmi, boğazda ve yemek borusunda herhangi bir daralma ya da anormallik olup olmadığını gösterir. Bütün yutma mekanizması hakkında yararlı bilgiler veren bu inceleme için, röntgen ışınları altında görünebilen bir ilacı içtikten sonra filmlerin çekilmesi gerekecektir.

   · Yemek borusu-mide-oniki parmak bağırsağı endoskopisi, ağızdan yutulan bir endoskopla iç yüzeylerin görülmesini sağlar. Bu inceleme, özellikle yemek borusundaki tahrişin şiddetini belirlemede ve reflü ile birlikte bulunabilen gastrit ve da ülserlerin teşhisinde yararlıdır.
<<başa dön

REFLÜ NASIL TEDAVİ EDİLİR ?

1. Günlük alışkanlıkların ve beslenmenin düzenlenmesi :
· Yatarken vücudun üst kısmının ve başın yüksekte olması yararlıdır. Bunun için, yatağınızın baş kısmını şiltenin altından yaklaşık 15 cm yükseltecek şekilde destekleyin ve tercihen iki yastıkta yatın.
 · Alkol ve sigara kullanmayın

·Aspirin ve aspirin içeren ilaçları (genellikle romatizma ilaçlarında bulunur) kullanmaktan kaçının.


·Kafein içeren bütün gıdalardan (kahve, çay, kafeinli-kolalı meşrubatlar, çukulata gibi) kaçının.
· Baharatlı ve acılı gıdalar almayın; sarmısak, tarçın, soğan      ve yağlı gıdalardan kaçının.

· Midenizde yanma yaptığını bildiğiniz gıdalardan kaçının.
    · Öğünlerde çok fazla yemeyin; bunun yerine, az miktarda ve daha sık (ara öğünlerle) yemek yiyerek midenin gerginliğini ve asit salgısını azaltabilirsiniz.  

· Yemek yedikten hemen sonra yatmayın, eğilerek iş      yapmayın ve güç gerektiren işlerden kaçının.

· Dar ve sıkı giyecekler giymeyin.
     · Yatmadan önceki 3 saat içinde gıda almayın; aksi halde yattığınızda midedeki asit miktarı çok olacaktır.

     · Şişmansanız kilo verin.

2. Mide asidini azaltan ilaçların kullanılması :
Doktorunuz mide asidini azaltmak için anti-asit mide şuruplarından birini ve bazı ilaçları kullanmanızı isteyebilir.

3. Ameliyatla reflünün önlenmesi :
Ameliyatla tedavi, ilaç tedavisinden yarar görülmediği durumlarda nadiren tercih edilen tedavi yöntemidir. Ameliyatta yemek borusu ile midenin birleşi, asit kaçağını önleyecek şekilde yeniden şekillendirilmektedir.
<<başa dön

REFLÜ TEDAVİSİ NE KADAR DEVAM EDER ?

Reflüsü olan hastaların bir kısmında beslenme kurallarına sürekli uymak koşuluyla 3-6 aylık tedavi sonrasında şikayetler ortadan kalkmaktadır. Bazı hastalarda tedavinin ömür boyu devam etmesi gerekmektedir; bazılarında ise olumlu sonuç alınıp tedavi kesildikten sonra tekrar alevlenmeler ortaya çıkabilmektedir. Bu açıdan reflü, yüksek tansiyona banzer; tedavi edildiği sürece ciddi sağlık problemlerine yol açmaz, tedavi edilmediğinde ise tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
<<başa dön

REFLÜNÜN NEDEN OLABİLECEĞİ SORUNLAR NELERDİR ?

Larengo-farengeal reflü sonucunda kalıcı ses kısıklığı, astım ve bronşit gibi solunum güçlüğüne neden olabilecek hastalıklar ve yutma bozuklukları ortaya çıkabilir. Şiddetli ve yıllar boyunca tedavi edilmemiş reflünün yemek borusu, gırtlak ve akciğer kanserlerinin gelişmesinde de rolü olabileceği bilinmektedir.
<<başa dön

REFLÜ İLE BİRLİKTE SES PROBLEMİNİZ DE VARSA, AŞAĞIDAKİ ÖNERİLERE UYMAYA ÖZEN GÖSTERİNİZ
 .Bağırarak, yüksek sesle ve aşırı konuşmalardan kaçının. Gürültülü ortamlarda mümkün olduğunca konuşmamaya çalışın. Gerekli durumlarda ise karşınızdaki yaklaşarak mimik ve el hareketleri ile anlaşmayı deneyin.

.Spor yaparken sesinizi kullanmayın.

   .Gribal bir enfeksiyon sırasında ses kısıklığı ortaya çıkarsa, kısık olduğu dönem süresince konuşmamaya ve ses çıkartmamaya çalışın.

.Uyku düzeninize dikkat edin. Yatış kalkış zamanlarınız ve uyku sürenizi sabit tutmaya çalışın ve uyku gereksiminizi vücudunuzun isteklerine göre belirleyin.



   .Boğaz temizleme hareketi ses tellerinize zarar verir; alışkanlık haline getirmemeye çalışın. Sık sık su yudumlayın veya sessiz ve hafif bir biçimde öksürerek salgıları atmaya çalışın.

.Uzun telefon konuşmalarından kaçının.

.Konuşurken vücut pozisyonunuzu dik ve rahat tutmaya çalışın.

.Sık sık su için. Günde 2-3 lt. arasında alınan su ses tellerinin kayganlaşmasını ve titreşimlerin kolay olmasını sağlar.

.Bulunduğunuz ortamın nem oranı yüksek olmalıdır. Ortam kuru veya klimalı ise yanınızda su bulundurmalı ve sık sık yudumlamalısınız.

   .Soluduğunuz havanın kalitesi de önemlidir. Tozlu ve sigara dumanının fazla olduğu ortamlarda mümkün olduğunca bulunmamaya çalışın.


<<başa dön

<<geri


Tunalı Hilmi Cad. No:117 / 3
K.Dere-06700 - ANKARA
Tel: (312) 426 30 30 Pbx
Fax: (312) 426 96 87
E-mail:info@almed.com.tr