BAŞ
VE BOYUN KANSERLERİ
BAŞ VE BOYUN KANSERLERİ
Geç kalındığında sakatlık veya ölümle sonuçlanabilen,
ancak erken tanı konulduğunda tedavisi mümkün olan, çağımızın korkulu
rüyası; kanser, deri kanseri hariç, baş boyun kanserleri tüm kanser
türlerinin % 6 sını oluşturur. Çoğu kanser türlerine göre daha erken
belirti verir. Özellikle ileri yaş gurubunda herkesin bu belirtileri
bilmesi ve dikkatli olması gerekir.
BOYUNDA BİR YUMRU
Baş ve boyun bölgesinde başlayan kanserler,
vücudun başka bir bölgesine sıçramadan önce, boyun bölgesindeki
lenf düğümlerine yayılır ve boyunda bir yumru gözlenir. Kulakların
önünde veya altındaki şişlikler tükürük bezlerine, çene altındaki
şişliklerde, dil altı ve çene altındaki tükürük bezlerine ait bir
tümörün habercisi olabilir. Yanaklarda, ilaç tedavisine karşı dirençli
bir şişliğin altından sinüs tümörleri çıkabilir. Elbette ki bütün
yumrular kanser değildir. Özellikle, ağrısız, yavaş büyüyen, çevre
dokulara göre daha sert bir kıvamı olan kitleler, baş boyun bölgesinde
olası bir kanseri düşündürür. Birde seste değişiklikle, yutkunurken
takıntı hissi, inatçı kulak ağrısı gibi şikayetlerde
 |
varsa ve bu yumrular ilaç
tedavisi ile kaybolmuyor veya küçülmüyorsa, vakit geçirmeden
Kulak Burun Boğaz - Baş Boyun Cerrahına başvurulması gerekir.
Bu tip yumrular; ağız, yutak, geniz, gırtlak, tiroid bezi, tükürük
bezi kanserlerinin veya kan kanserinin ilk belirtisi olabilir.
|
<<başa dön
SES KISIKLIĞI VEYA SESTE ÇATALLANMA
Çoğu ses değişikliğinin nedeni kanser değildir,ancak
gırtlak kanserlerinin büyük bir kısmı seste farklılaşma veya ses
kısıklığına neden olur. Özellikle sigara kullanan bir kişide iki
haftadan daha uzun süren ses kısıklığı varsa, mutlaka KBB uzmanına
başvurmalıdır. Bu durumda küçük bir ayna veya endoskopik yöntemlerle
gırtlak muayeneniz yapılır. Gerekirse kesin tanı için, lokal veya
genel anestezi altında biyopsi alınır. Sigara içenlerin yılda bir
defa KBB kontrolünü yaptırmaları, erken tanı ve tedavi için kolaylık
sağlayacaktır.
<<başa dön
YUTMA PROBLEMLERİ
Yutak ve ilerlemiş gırtlak kanserinde, yutkunurken
takıntı hissi olabilir. Yemek borusu kanserinde ise özellikle katı
gıdalara karşı yutma güçlüğü ortaya çıkar. Bu tip bir problemle
doktorunuza başvurduğunuzda, gırtlak, yutak ve yemek borusu endoskopik
olarak incelenir. Bazı hallerde bilgisayarlı tomografi (BT), baryumlu
özofagus grafisi veya magnetik rezonans (MR), incelemeleri gerekebilir.
<<başa dön
İNATÇI KULAK AĞRISI
Kulak ağrısı ile doktora başvuran hastaların
yaklaşık % 30'unda herhangi bir kulak problemi tespit edilemez.
Bunlarda asıl sorun çene eklemi, dişler, boyun omurları, yutak veya
gırtlak bölgesinde olabilir.Hatta bu hastaların kulak ağrısından
başka hiçbir şikayeti de olmayabilir.Bu şekilde gelen hastalarda,
kulak muayenesi normal, çene ekleminde aşırı oynaklık yok, dişlerde
çürüme tespit edilememiş ve akut bir üst solunum yolu enfeksiyonu
da yoksa, mutlaka yutak, gırtlak ve deniz bölgesinin ayrıntılı bir
şekilde, tetkik edilmesi gerekir. Hatta nazofarenks (geniz) kanserinde
doktora başvurma sebebi, sadece kulakta dolgunluk hissi ve tek taraflı
işitme kaybı olabilir.
<<başa dön
AĞIZDA İYİLEŞMEYEN YARA
VE ŞİŞLİKLER
Ağız veya dildeki birçok kanser türü iyileşmeyen
yara veya yavaş büyüyen şişlik olarak karşımıza çıkar. Dildeki derin
tümörlere sıklıkla şiddetli bir ağrı da eşlik eder, ancak damak,
dişeti ve yanak kanserinde ağrı pek olağan değildir. Ağızdaki yaralar
üç haftada iyileşmiyorsa mutlaka doktor muayenesi gerekir. Ağızdaki
yara veya şişliğe eşlik eden bir boyun kitlesi varsa dikkatli olun.
Küçük bir biyopsi hayat kurtarıcı olabilir!
<<başa dön
DERİDE İYİLEŞMEYEN YARALAR
Cilt kanseri, sıklıkla, güneş ışınlarına daha
fazla maruz kalan vücut bölgelerinde görülür. Bu nedenle dudaklar,
alın, yanak ve burun cildi gibi sürekli güneş ışınları ile temasta
olan bölgeler risk altındadır. Bu bölgelerdeki kanserler sıklıkla
iki şekilde karşımıza çıkar. Birincisi ciltteki yaranın derine doğru
ilerlediği, ülser şeklindeki kanser türüdür ve bazal hücreli kanser
olarak adlandırılır. Bu tür kanserler oldukça yavaş büyür, ağrısızdır,
boyuna ya da vücudun başka bir bölgesine yayılmazlar. Bir diğeri
ciltten kabarık ve dışa doğru büyüyen, sıklıkla alt dudakta karşılaştığımız,
yassı hücreli kanser olarak tanımlanan formudur. Bunların boyundaki
lenf düğümlerine yayılma eğilimi oldukça fazladır. Bu iki kanser
türünün dışında daha nadir görülen ve ciltte mavi -siyah renk değişimlerine
yol açan, bir başka kanser türü daha vardır ki, buda malign melanom
olarak adlandırılır. Bunlar "ben" olarak bilinen küçük siyah noktacıkların
kanserleşmesiyle ortaya çıkabileceği gibi, göz sinüsler yada saçlı
derideki malign melanomlardan da yüz cildine yayılabilir. Lütfen
dikkat! Benlerdeki kanama, kaşıntı kaşıntı ve ani büyümeler kanserleşme
habercisi olabilir. Bu durumlarda hemen doktorunuza baş vurmalısınız.
<<başa dön
BAŞ BOYUN KANSERİNDE RİSK
GRUPLARI KİMLERDİR?
Gırtlak, yutak ve yemek borusunun üst kısmında
ortaya çıkan kanserlerde tütün (sigara, tütün çiğnemek, enfiye)
ve alkol kullanan kişiler en büyük risk grubunu oluşturur. Öyle
ki gırtlak kanserinde sigara içenlerin oranı % 94'tür. Sigara ve
içki kullanmayanlarda bu tip kanserin görülme olasılığı yok denecek
kadar azdır. Uzun süre güneşe maruz kalmak ta dudak ve cilt kanserine
neden olabilir.
<<başa dön
BU TÜR ŞİKAYETLERİNİZ VARSA
NE YAPMALISINIZ?
Saydığımız belirtilerin hepsi kanser olmadan
da ortaya çıkabilir. Hatta çoğunlukla başka bir hastalığın belirtisidir.
Fakat unutulmamalıdır ki, erken tanı konulan baş-boyun kanserlerinin
tedavisi çok daha kolay sonuçları da yüz güldürücüdür. Gecikme,
hem tedaviyi güçleştirir hem de istenilen başarının elde edilememesine
sebep olabilir. Maalesef bu tür hastalıklarda gecikme, çoğunlukla
şikayetlerin ciddiye alınmaması ve ihmal edilmesinden kaynaklanmaktadır.
Bu tür şikayetlerle baş boyun cerrahına başvurduğunuzda, doktorunuz
muayeneden sonra, kesin teşhis için küçük bir biyopsi alacak ve
hastalığın sınırlarını belirlemek için bir takım radyolojik tetkikler
isteyecektir.
<<başa dön
BAŞ BOYUN KANSERİNDE TEDAVİ
NASIL OLMALIDIR?
Pek çok kanser türü için geçerli olan alternatif
tedaviler; cerrahi, radyoterapi (ışın tedavisi) ve kemoterapi (ilaç
tedavisi) dir. Kliniğimizde kanserden korunma, düzenli kontrol,
erken tanı, çabuk müdahale ve tedavi konularında geniş çaplı hizmet
verilmektedir.
<<başa dön
KANSER SONRASI YAŞAM
Rehabilitasyon adı da verilen, kişinin yeni
yaşamına uyum dönemi için ekibimiz tam donanımlı ve tecrübelidir.Tedavi
sonrasında, hastanın konuşması, yutması, nefes alması ve görünümü
ile ilgili tüm sorunların giderilmesi için gerekli rehabilitasyon
ve rekonstrüksiyon teknikleri başarı ile uygulanmaktadır. Merkezimizde
gırtlak kanseri nedeniyle gırtlağı alınmış hastaların, protezli
ses rehabilitasyonları da sağlanmaktadır. Nefes borusu ile yemek
borusunun arasına yerleştirilen protez sayesinde, oldukça kaliteli,
anlaşılır bir ses elde edilebilmektedir. Bu hastalarda, kansere
yakalanma, organ kaybı, ses kalitesindeki azalma nedeniyle ortaya
çıkabilecek psikolojik bozuklukların önlenmesi, tedavisi ve bu kişilerin
sosyal hayata kazandırılması için de ekibimiz yardımcı olmaktadır.
<<başa dön
<<geri
|